BEYNİMİZİ DIŞARIDAN ETKİLEYENLER
Dışardan beynimiz kontrol edilebilir mi? Bunu çoktandır deniyorlar ve kısmen de başarıyorlar. En eski örneği hipnoz, bildiğimiz bir şey. Şunu pek duymamış olabiliriz: Bir insanın derin inançlarına zıt düşen bir şeyi ona hipnozla da yaptıramazsınız. Mesela, insan öldürmeyi büyük günah veya yanlış bilen birini hipnotize edip katil yapamazsınız.Etkili diğer bir yöntem “sodivm pentolhal” iğnesi: Bu ilacın tesirinde kalanlar, sorulan suallere yalan cevap veremiyor. Batı’da polisler kullanıyorlarsa da mahkemeler kanıt saymıyor. Ama kanıtların yerini ilaç yüzünden söylememezlik edemezlerse mahkemede delil oluyor.
Çok eski olmayan bir başka yöntemin adı “subliminal conditioning” (bilinçaltını şartlandırma). Sinemaların birinde ekranda, gözün göremeyeceği kadar hızlı bir mesaj “flaş” edilmiş: “Çık Coca Cola iste ve iç”. Film bitmeden salondan çıkıp büfeden Coca Cola isteyenler her zamankinin üç katı olmuş. Niçin cola aldığı sorulanlar: “Birden içimden Coca Cola içmek geldi” demişler. Colorado Üniversitesi’nden Dr. Hal Becker bu denemesini saniyenin 1/60’ı kadar hızla yaptığını ve perdede 30 defa tekrarladığını belirtmiş. Fakat reklamcılar bunu televizyonda uygulamak isteyince devlet yasak koydu. (Şimdi yapılmıyor mu?)
BEYİN TRANSFERİ
Tabiî ki buluşların sadece olumsuz yerlerde kullanılması gerekmez. Syracuse Üniversitesi’nden Prof. A. Sehu, bilgisayarda depolanmış bilgileri, beynin alıcı reseptörlerine bağlamak için araştırmalar yapıyordu. Aynı üniversitede şimdi dekan olan Prof. Dr. Ceylan Türkkan, vaktiyle solucanlar üzerinde yaptığı bir deneyde, yuvasını ezberlemiş olan böceğin hafıza bölgesinden sıvı alıyor ve o yuvayı hiç bilmeyen bir başka solucana şırınga ediyordu. Bu “Yabancı” solucan ötekinin yuvasını, eliyle koymuş gibi buluyordu.PSİKOMOTOR İLAÇLAR
Beyni etkileme sadece ciple olmuyor, gaz da kullanılıyor. Bir kediye ilaçlı gaz püskürtülüp hayvancık büyük bir kavanoza konmuş ve hemen ardından yanına bir fare bırakılmış. Kedi fareyi görünce ödü kopmuş, panik içinde camı tırmalayıp kaçmaya çalışmış. Fare de şaşkın tabiî. Bu da, beyindeki “korku” bölgesini, amigdala guddesini teknik yolla etkileme sayesinde gerçekleşen bir deney.Bunlar hayvandı diyebiliriz. Ama biyolojik beynimiz de, özellikle duygular konusunda, dıştaki etkenleri algılamada hayvanlarınkinden pek farklı değil. Amerika’da, Avrupa’da, Rusya’da, Japonya’da da bunların silah olarak kullanımı elbette düşünüldü. Kedi-fare örneğinde olduğu gibi, insanlara göre ayarlanmış bir gaz, fark ettirmeden ordular, şehirler veya yöneticilere püskürtülürse teslimiyet, panik, her şeye boş verme gibi davranışlara sebep olur. Buna “psikomotor” ilaçlar deniyor.
Amerikan Devlet NİMH Enstitüsünden Dr. Goodwin, hormonlarla etkileme yolunu bulmuş. Beynin normal, mantıklı düşünme kanallarını, vücudun kendiliğinden ara sıra “bloke” ettiğini, hislere de meydan verdiğini fark etmiş ve aynı etkiyi dışardan uygulayabilmiş. Buna benzer psikomotor kimyasal maddeler savaş anında bir şehrin su barajlarına salıverilirse, iradedışı davranışlar düşmana yarayabilir.
Koku ile Beyne Bilinçaltı Mesaj Verme
Bilim adamları kanıtladı; erkeğin kadınla ilgilenip ilgilenmediğinin sırrı ter kokusunda. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, bir erkeğin tahrik olup olmadığını ortaya koyan en büyük ayrıntıyı erkeğin ter kokusu oluşturuyor.
Teksas’ta yapılan bir araştırmaya göre erkeğin ter kokusu, kendisinin hangi ruh halinde olduğunu gösteriyor. Buna göre tıpkı hayvanlar gibi insanlar arasındaki iletişimde de ter bezlerinin rolü büyük. Kokunun da!
Rice Üniversitesi’nde psikoloji alanında çalışmalar yapan Denişe Chen, 20’li yaşlardaki 19 kadın üzerinde yaptığı araştırmada, kadınların erkeklerin ter kokusunu ikiye ayırdığını ortaya koydu; normal ve seksi.
Araştırmada, 20 dakika boyunca eğitim konusunda video izleyen erkeklerin salgıladıkları ter kokusunun ‘normal’ bulunduğu, yine aynı süre zarfında porno film izleyenlerin ter kokusunun ise olduğundan daha seksi olduğu tespit edildi.
Kadın katılımcılara koklatılan kokular sırasında Profesör Chen de onların beyin aktivitelerini MRI tarayıcısıyla taradı. Buna göre ‘seksüel’ ter, katılımcıların beyninin farklı bölgelerini harekete geçirdi.
Profesöre göre kadın beyni, erkeğin kendisini çekici bulup bulmadığın da yine ter kokusu sayesinde anlayabiliyor. Müşteri çekmenin yeni yolu: Koku tuzakları Tüketicinin satın alma arzusunu tetiklemek için mağaza sahiplerinin bulduğu son yöntem, müşterileri kokularla baştan çıkartmak. Bu yöntemin ne denli etkili olduğunu ilk keşfedenlerden biri ABD’li yatak üreticisi Select Comfort. 400 mağazadan oluşan çok geniş bir perakende zincirine sahip olan şirket, mağazalarında kullandıkları sakinleştirici bir kokunun müşterileri şilte ve yatak takımı satın almaya özendirdiğini keşfetti.
Bu koku karışımını geliştiren şirketin adı ScentAir. Ürüne özel koku tasarlayan şirketlerden biri olan ScentAir, kehribar, kakule ve bergamot kokularından elde edilen bu karışımın insanlarda istirahat etme, uzanma arzusunu artırdığını keşfetmiş.
ANILARI TETİKLİYOR
Koklama duygusuna hitap eden bu hizmetten yararlanmak isteyen mağaza, otel, gazino hatta müzelerin sayısı giderek artıyor.
Bunun nedeni kokuların tüketici davranışlarını nasıl etkilediğini araştıran bilim adamlarının son yıllarda ortaya çıkarttığı ilginç sonuçlar.
Ünlü pazarlama uzmanı Martin Lindstrom, “Brand SenseMarka Duygusu” adlı kitabında, günümüzün ticari mesajlarından pek çoğunun gözleri hedef aldığını, ancak gün içinde insanların duygu yüklü anılarını tetikleyen en önemli etmenin koku olduğunu söylüyor.
Bilimsel araştırmalar da benzer şekilde kokuların bir dizi duyuyu aynı anda uyandırdığını ortaya koyuyor. Örneğin turunçgillerin kokusu enerji ve zindelik verirken, vanilya rahatlık ve sıcaklık duygusu uyandırıyor.
DOĞRU AROMAYI BULMAK
Doğru aromayı bulmak karmaşık bir süreç gerektirir. ScentAir, Westin otel zinciri için geliştirdiği kokuda yeşil çay, sardunya, sarmaşık, sedir ağacı ve frezya karışımından yararlanıyor. Uzmanlara göre bu koku otel lobilerinde huzur verici bir atmosfer yaratıyor.
“Çay hakim bir kokudur ve huzur ve rahatlık hissi uyandırır” diye konuşan ScentAir CEO’larından David Van Epps, “Sedir ağacı dolgunluk verir; yani aromanın içini doldurur. Karışımın içerdiği diğer kokuların her birinin kendine özgü bir karakteristiği vardır. Koku karışımı yaratmak sanat olduğu kadar bir bilim dalıdır” diyor.
Sony da koku modasına uyan şirketlerden biri. Geçen yıl elektronik ürünlerini daha çok erkeklerin satın aldığını fark eden şirket yetkilileri, kadınları da müşterileri arasına katmanın yollarını aramış. “Bizim ürünlerimiz görme ve işitme duyularına hitap ediyor” diye konuşan Sony Satış Mağazaları yaratıcı tasarımcısı Christine Belich, “Bu durumda duyusal deneyimi tamamlamak için koku ilavesinin gerekl
Kaynak: Hipnotik Sırlar+

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder